21 Eylül 2014 Pazar

7 Temmuz 2014

yüzyıllık yalnızlığımı taçlandırdığım arjantin'de üçüncü günüm, ilk yazdığım:



Neden insan yalnızken yazamaz?
sanırım
yalnızlık da yazmak da delilik
delilik, çoğu zaman eylemsizlik
nasıl eyleyeceğini bilememe hali

yalnızsan da ne eyleyeceğine karar veremezsin bir türlü
kafanda bir sürü olasılıkla oturur delirirsin yalnızken
yazmak delilik, çünkü yaşamak yerine sesleri ölmüş ağaç parçalarına mahkum edersin
kalemi kağıda değdirip de kelimeleri ardı ardına sıraladığın an,
bir sürü olasılıktan yalnızca birine yaşama hakkı bağışlamış olursun
diğer tüm olasılıkları gömüp helvalarını yerken

öldürdüklerin için delirirsin
işte, bunu düşünüp de yazmak,
yazmaya devam etmek delilik
yazdıkça delirirsin
yazamadıkların için delirirsin
ama..yazmazsan da delireceğine inanırsın
aynı
yalnız kalamazsan delireceğine inandığın gibi
oysa insan
neden yalnız kalmak zorunda olsun ki?
yalnızlığı istemek de yazmayı istemek kadar delilik
ama öte yandan yalnız kalamamak da yazamamak da
delirme nedenleri


yüzyıldır yalnızım ve yüzyıldır yazmıyorum
bugüne kadar yalnızlıktan delirmediysem bile,
şimdi yazıyorum
ve
muhtemel ki
deliriyoum...

Hiç yorum yok: